IMG_4960.JPG

Hepimizin hayatının bin bir masaldan oluştuğuna inanıyorum... Kendi yolculuğumdan kaç masalım olduğunu saymaz oldum...

Anlatmak, harfleri öğrendiğim andan itibaren yazmanın büyüsüyle somutluk kazandı, hikayelerimi yazarken daha sonra okuduğumda katettiğim yolu da izleyebiliyordum... Adana'da doğmuş ılıman iklim kızı için puslu bir dünyam vardı.

 

Lise yıllarımda her sabah, okul yolunda bir gün üzerinde birinin oturduğunu görmek için umutla beklediğim sandalye, ilk kahramanlarımdandır. Apartmanların arasında tek başına ve daima gölgede bahçeli bir ev düşünün... Üst kata çıkan merdiven boşluğundaki sandalyenin hüznünü bugün gibi hatırlıyorum... Bir sandalyenin aldığı nefes hikayedeki kahramanlığı, eşyanın ruhu sembolizmde hayatı anlamlandırmak için hep işbirlikçim oldu. Anlatılarda kurduğum sunakların her bir parçası masalın tılsımını arttırdı. Masal içinde bize her an konuşup bambaşka bir dünyaya davet edecek olanın ne olduğunu kestirememek düşlemeyi muazzam bir törene dönüştürdü...

Birikti tüm semboller, birbiriyle ilişkilendi...

Samet dedem, ebe annem, yaz ninem, turunç ağaçlı sokaklarıyla doğduğum Adana, aşkı kovaladığım ergenliğim...

Livanelli şarkıları, türküler, U2 baladları söylediğim Anadolu'nun sınırlarla biten yollarındaki uzun araba seyahatleri...

Hepsinin peşi sıra her yolun kesiştiği; İstanbul!

Aşkla yakalandığım İstanbul... Martılar, vapurun peşinde köpük falı bakmak, arnavutkaldırımlarında yağmur izi sürmek ve hikayelere  doymadan yaşamak...

 

Yazdıklarım, çizdiklerim, söylediğim şarkılar hep aynı şeye hizmet ediyormuş aslında; anlamak için anlatmaya...

Olgunlaştıkça benim hizmet vaktim geldi;

Anlaşmak için anlatmak...

Artık eminim bu yola biz buluşacağız diye girdim, buluşacağız ve insanın en büyük ızdırabı iletişimsizliği çözeceğiz.

İletişim için illa konuşmak da gerekmiyor! Susabiliriz... Dinlediğimizdeyse eninde sonunda anlatan oluruz... Ben anlatırken seni anlattığımı hissedebilirsin! Ben o gün senin için anlatmış olabilirim. Peki sen masallarımdaki oyunlara katılıp anlatmayı ister misin?

 

O güne kadar derdimiz var demeyelim, meselemiz bir diyelim mi?

 

 

Arbil Yuca

Masal yazarı - Performans sanatçısı